Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

painting etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
painting etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Kasım 2011 Pazar

Nefes Almak

O günden beri dışarı çıkmıyordum. İyiyim, daha iyiyim artık, hani halsizlik falan var ama iyiyim. Sizlerede çok çok tsk ediyorum tekrar :)

Bugün hava biraz güneşliydi, bende günlerdir dışarı çıkmadım yürüyemem gibi geliyordu. Ablam hadi gel sana Nar alalım dedi. Ben markete falan gidemem hatta dışarı çıkamam dedim. Kalın giyinirsin, şapkanıda tak hem markete gitmicez dalından koparıcaz Nar'ı dedi :) kaldıki 50 metre yürüceksin.

Neyse çıktık bize yakın bir tanıdıgın bahçesi var çok büyük. O demiş zaten ben size koparırım diye. Dalında Nar'lar..


                    Öyle büyük bir bahçeki, her şey var burda tabi ben toplayamadım saolsun Ahmet abi topladı..


                                         Biberlere bakarmısınız, bir sürü kırmızı biber topladı bize :)


Baheçeye mevsimin o hüznüde çökmüş. Sonbahar-Kış'a ait bu renkler nasılda yalnızlıgı çagrıştırıyor..




Sonra eve geldik, üşümedim güneş vardı gerçekten çok degil ama. Hasta olmadan önce evdeki eski bir sepeti beyaza boyamıştım, onun içine koydum hemen Narlarımı :)




Günler sonra biraz Nefes aldım bugün. İyi geldi bol bol içime çektim temiz havayı. Yok fazla çekemedim çünkü öksürmeye başlıyordum :) İnsan hani hasta olunca anlıyorya saglıgın kıymetini aynen öyle..

Bol Nefes almalı ve saglıklı günler diliyorum hepimiz için..


4 Ekim 2011 Salı

Oyalanmak

Kötü bir diş ağrısı ve doktora gidiş gelişten sonra iyiyim Allaha şükür..( keşke her ağrı geçse )

Uzun zamandır yapmak istediğim kuru dal projesini hayata geçiriyorum sonunda, buldum çünkü. Gerçi daha önce yapmıştım, onu dilek ağacı olarak kullandık. Bunu dekoratif bir hale getirip, kullanmak istiyorum. Ah birde kutu kapladım. Bu d-c-fix denen yapışkanlı kağıtlarla daha öncede çalışmıştım, ya çok zor, şu ufacık kutuyu kaplamak bir saatimi aldı..

Bu  bir yerde bulup sürükleyerek eve getirdiğim :) dal parçası diyemiyorum, baya büyüktü çünkü.


Annem eve almadığı için :) üzerindeki bütün yaprakları sokakta temizledim, milletin şaşkın bakışları arasında :)


Bu yapraklarından temizlenmiş hali, bu şekilde ancak bahçeye götürebildim ve ilk boyayı denedim. Daha çok işi var, üzerindeki her şey temizlenicek önce, sonra form vericem, belki biraz daha küçültebilirim..


Bu da daha önce bulup, boyadığım ve dilek ağacına dönüştürdüğüm dalım :) beyaza boyayıp, beyaz kurdeleler hazırladım. Büyük bir cam vazonun içine, yine beyaza boyadığım taşları koydum..O gece herkes dileğini dileyip bağladı dallara, hoş oldu :)




Bu da kapladığım beni epey uğraştıran hediye kutum. Bunun daha kolay bir yolu olmalı, çok zor ya..





Nihayet bitmiş, gönderilmeye hazır hale getirilmiş, tarafımdan çok beğenilmiştir :) İnşallah alanda beğenir diyorum..



Hayatın akıp geçmesini izliyorum ama farkederek ve son günlerde nedense aklımda hep Lo la' nın sözleri..

Gece Kan Kusarken, Gündüz Yutuyor...anlatıyor bu kelimeler her şeyi...

12 Eylül 2011 Pazartesi

Bir Günün Hikayesi ( İkinci Kısım )

Geç kalktım bugün, kardeşim geldi iyi bir kahvaltı yaptık ve İkea'ya gittik hiç bişey almadan geri döndük :)

Eve geldiğimizde, tavanarasında bulduğum eski bir çerçeveyi, aşağı indirip nedense griye boyadım :) beyaz veya siyah olucaktı halbuki neyse oldukça büyük bir çerçeveymiş evde de nasıl desem krem rengi bir dantel-kumaş vardı onu çerçevenin içine gerip bir yatak başı yapmak istedim veya pano. Yaptımda :) kumaşı çerçevenin içine gererek yapıştırdım ayrıca yine bir kontrplak vardı onuda kumaş yapıştırarak pano yaptım.

                         Bu gri çerçeveli, dantelli olan, yatak başı olucak bir şekilde, o halinide paylaşıcam..


                   Buda kontrplak üzerine kumaş yapıştırarak yaptığım pano. Bunuda duvara astım amaç evde kalan kumaşları değerlendirmek bir anlamda :)


                                         Buda panonun arka tarafı ama çok düzgün yapıştıramadım..



İşler biter akşam yemeğe gidilir. Son aylarda nerdeyse sadece deniz ürünleri yiyorum. Örneğin balık çorbasına bayılıyorum ama kızarmış balık yemiyorum, çiğ seviyorum :) Karides, kalamar, midye, yengeç bu tür şeyleri acaip tüketiyorum, bunda Karadeniz'li olmamın bir etkisi varmıdır acaba :)

                                       Bu bir kase balık çorbası anında bitti, oburmuyum neyim :((


                                                               Midye'lerde öyle


                                                 Hele karides, günlerce yiyebilirim, hiç bıkmadan :)      



Eve geldikten sonra film izledim. Favori yönetmenim Hintli M. Night Shyamalan filmi Sudaki Kız'ı tekrar izledim. Bilirsiniz nerdeyse bütün filmleri çok iyidir. 6.His, Ölümsüz, İşaretler, Köy ve sanırım son filmi de Son Hava Bükücü..ve şu an aklıma gelmeyen bir kaç filmi daha var. Köy adlı filmi beni biraz hayal kırıklığına uğratsada çok ama çok sevdiğim bir yönetmendir. Ayrıca Alfred Hitchcock gibi her filminde mutlaka görünür..


Bu bir günün tam hikayesi değil aslında, onu düşündümde ne çok şey yaşıyor ve yapıyoruz 24 saat içinde...

2 Eylül 2011 Cuma

Tatil Özlemi

Ağustos bitti. Serin ( inşallah ) eylül ayına giriş yaptık. Ama ben hala ayağımı denize bile sokamadım :) Güneşi, sıcağı sevmem. Hatta yazın gündüz dışarı bile çıkmam, çok zorda kalmazsam ama denizi de çok seviyorum :) O zaman napıyorum, nette dolaşırken bana denizi çağrıştan her şeye takılıyorum :)

Bende bir şifonyer boyamıştım daha önce, fakat bunları görünce Allahım dedim neden benim böyle bir yeteneğim yok. Çizim konusunda iyi değilim, ancak çöp adam tarzında bir şeyler yapabiliyorum :)

                                                Deniz Kızı temalı, el boyama bir şifonyer..


                                    Şöyle bir bakınca, çokta zor gibi gelmiyor ama benden çıkmıyor işte :)


   
  Burada Buldum

                                                   Hele bu insanı denizin derinliklerinde hissettiriyor    

                               
  Hayatta öyle güzel şeyler varki. Her birini gördüğümde, hissettiğimde, dokunduğumda iyiki yaşıyorsun diyorum..

Burada
                                     

20 Temmuz 2011 Çarşamba

Şifonyerimi Boyadım

Bilirsiniz, klasik kahverengi bir şifonyerdi ve hiç sevmiyordum rengini. Boyayabilirmiyim diye düşündüm, neden olmasınki :) Önce çekmecelerini bahçeye çıkardım sonra kulplarını söktüm. Siyah beyaz ve griye boyadım yağlı boya ile, daha sonrada tümünü. Sakın bir günde olup bitmiştir diye düşünmeyin :) çünkü her parçasını üçer kat boyadım ve sanırım 5-6 gün sürdü. En sonunda deniz yıldızlarım vardı onlarıda gri ve beyaza boyayıp yapıştırdım. Hatta deniz yıldızımın birinin ucu kırılmış :(..Çok iyi olduğunu söylemiyorum ama hoş görünüyor ya :))









Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...