Hani örgü örmeye, hobilere terapi diyoruz ya? işte kitap okumak ta, terapinin diğer adı. Havalar malum çok soğuk, yapacak çok az şey var, ya hobilerle ugraşılıcak, ya kitap, ya filmler, ya arkadaşlarla bir arada olma.
Dün akşam kardeşim abla film izleyelim dedi, olur dedim ama keyifli bir film olsun. Peki birde poğaça yapalımmı? dedi, tmm yapalımda benim bu zamana kadar yumuşacık bir poğaça yaptığım görülmemiş, yaptım ama yine sonuç hüsran yumuşak olmuyor nedense :( birinin kafasına at yarılır, o derece :) Neyse Çılgın Aptal Aşık, adlı filmi izledik. Tmm keyifliydi hani izlersiniz ve sonra unutursunuz o tarz hafif eglencelik bir film :)
Poğaçaları yerken izledik, sert falan ama tadı güzeldi. Aslında uzaktan bakınca görüntüde güzele benziyor :)
Asıl bahsetmek istediğim çok sevdiğim bir yazar ve onun kitapları. Umberto Eco ve en sevdiğim Gülün Adı isimli kitabı, eger okumadıysanız lütfen okuyun. Filmini de uzun yıllar önce izlemiştim, Sean Connery başrolde. Çok ağır, karanlık bir film ama izleyin derim. Manastırda işlenen bir cinayeti çözmek için görevlendirilen bir rahip ve çömezi, manastıra geldiklerinde cinayetlerin Şeytan tarafından işlendigi iddiaları üzerine, araştırmaları ve yaşadıkları karanlık olayları anlatılıyor. Geçen haftalarda yeniden okudum bu kitabı okuyanlar hatırlayacak sanırım..
Yine Umberto Eco ve Baudolino adlı kitabı, almış ve yarım bırakmıştım malesef, yeniden başladım okumaya.
İşte kimi zaman hobiler, kimi zaman kitaplar ve yemek bloglarına dalıp, bende yapıcam deyip, deneyip, fazla yemelerim sonucu alınan kilolarla geçen günler :)
Mutlu bir hafta sonu diliyorum herkese, bu iki gün sevdigimiz insanlar ve hoş anılarla geçer umarım...
Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı
film izlemek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
film izlemek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
20 Ocak 2012 Cuma
3 Aralık 2011 Cumartesi
Romantizm
Hasta oldugum günlerde dünya kadar film izledim. Bu sefer nedense romantik filmlere taktım :) Bir sürü aşk filmi, romantik komediler.
Çok içimi acıtanda oldu, aglatanda, kahkahalarla güldürende. Özellikle Eternal Sunshine ( sil baştan ) beni konusuyla çok etkiledi . Jim Carrey eski kız arkadaşının ( Kate Winslet ) ilişkilerine dair tüm anılarını sildirmek için gizem dolu tıbbi bir müdahaleye başvurdugunu ögrenir. Bu durum karşısında çok büyük hayalkırıklıgına ugrayan ve eski sevgilisini unutmak için aynı prosedürü kendi üzerinde de uygulatmaya karar veren Jim'nin ve Kate'in hikayesi bu film. İzlemenizi isterim..Diger filmleride çok keyif alarak izledim.
Ve Aşkın ( 500 ) Günü romantik komedi, keyifli bir filmdi..
Bu akşamda kardeşimle nefis Sufle'ler yaptık :) ben ilk kez denedim ama kardeşim biliyordu o söyledi ben yaptım.
Fırında beş dakika tutuluyor içinin yumuşak olması lazım. Sonra yerken kaşıkla açılıp, içine krema koyuluyor..
Geçiyor demiştim günler, geçiyor işte. Bu kadar kısa degilki hiç birimizin yaşadıgı, öyle şeyler yaşanıyorki gün içinde. Aglıyoruz, gülüyoruz, her şey olabiliyor..
Çok içimi acıtanda oldu, aglatanda, kahkahalarla güldürende. Özellikle Eternal Sunshine ( sil baştan ) beni konusuyla çok etkiledi . Jim Carrey eski kız arkadaşının ( Kate Winslet ) ilişkilerine dair tüm anılarını sildirmek için gizem dolu tıbbi bir müdahaleye başvurdugunu ögrenir. Bu durum karşısında çok büyük hayalkırıklıgına ugrayan ve eski sevgilisini unutmak için aynı prosedürü kendi üzerinde de uygulatmaya karar veren Jim'nin ve Kate'in hikayesi bu film. İzlemenizi isterim..Diger filmleride çok keyif alarak izledim.
Ve Aşkın ( 500 ) Günü romantik komedi, keyifli bir filmdi..
Bu akşamda kardeşimle nefis Sufle'ler yaptık :) ben ilk kez denedim ama kardeşim biliyordu o söyledi ben yaptım.
Fırında beş dakika tutuluyor içinin yumuşak olması lazım. Sonra yerken kaşıkla açılıp, içine krema koyuluyor..
Geçiyor demiştim günler, geçiyor işte. Bu kadar kısa degilki hiç birimizin yaşadıgı, öyle şeyler yaşanıyorki gün içinde. Aglıyoruz, gülüyoruz, her şey olabiliyor..
19 Ağustos 2011 Cuma
Hayatıma Anlam Katan Filmler
Aslında hiç böyle bir niyetim yoktu ama bugün bu filmi izleyince, mutlaka ama mutlaka paylaşmalıyım dedim :) Çok uzun zamandır bu kadar kırılgan, bu kadar duyarlı bir film izlememiştim. Başrolde çok sevdiğim Judi Dench ve Maggie Smith, beni benden aldı götürdü..
1936 yılında İngiltere'de bir balıkçı kasabasında yaşayan iki kız kardeşin, sahilde Polonya'lı kemancı bir genci bulmalarıyla değişen hayatlarının hikayesi. İkiside zamanla hayranlık duyarlar bu gence..Filmde öyle sahneler varki. Hem ağlatır, hem hüzün verir hemde insan olmayı öğretir..Ben filmin çekildiği kasabayıda, müzikleride çok sevdim ayrıca..İzlemenizi çok isterim..
Lavanta Kokulu Kadınlar ( Ladies In Lavender )
Ve Judi Dench ve İris..Bu filmide şiddetle tavsiye ediyorum..
Apocalypto, bu filmi es geçemem. Mel gibson'ın yönetmenliğini yaptığı bu filmi asla unutamam ve her seferinde büyük bir ilgi ve hayranlıkla izlerim..
Bunlarda sıraya aldığım ve büyük bir keyifle tekrar izleyeceğim filmler. İlki Quentin Tarantino ve kült filmi Rezervuar Köpekleri..Diğeride hayranı olduğum Robert de Niro -1994 yapımı Frankenstein..
Gördüğünüz gibi film zevkim çok değişkenlik gösterebiliyor ama kitaplardada öyleyim ben. Şu ara okumaya yeniden başladığım George Orwell-1984 adlı kitabı gibi..
Bu arada blog arkadaşlarımın film tavsiyeleride listemde. İzlenicekler mutlaka :)
1936 yılında İngiltere'de bir balıkçı kasabasında yaşayan iki kız kardeşin, sahilde Polonya'lı kemancı bir genci bulmalarıyla değişen hayatlarının hikayesi. İkiside zamanla hayranlık duyarlar bu gence..Filmde öyle sahneler varki. Hem ağlatır, hem hüzün verir hemde insan olmayı öğretir..Ben filmin çekildiği kasabayıda, müzikleride çok sevdim ayrıca..İzlemenizi çok isterim..
Lavanta Kokulu Kadınlar ( Ladies In Lavender )
Ve Judi Dench ve İris..Bu filmide şiddetle tavsiye ediyorum..
Apocalypto, bu filmi es geçemem. Mel gibson'ın yönetmenliğini yaptığı bu filmi asla unutamam ve her seferinde büyük bir ilgi ve hayranlıkla izlerim..
Bunlarda sıraya aldığım ve büyük bir keyifle tekrar izleyeceğim filmler. İlki Quentin Tarantino ve kült filmi Rezervuar Köpekleri..Diğeride hayranı olduğum Robert de Niro -1994 yapımı Frankenstein..
Gördüğünüz gibi film zevkim çok değişkenlik gösterebiliyor ama kitaplardada öyleyim ben. Şu ara okumaya yeniden başladığım George Orwell-1984 adlı kitabı gibi..
Bu arada blog arkadaşlarımın film tavsiyeleride listemde. İzlenicekler mutlaka :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)












