Aşureden sonra sevgili Pasta Köşesi'nin blogunda çok begendigim süslü patates salata'sını yaptım. Tabi benimki süslü olamadı :) tadı güzeldi ama..Tamamen amatör bir ruhla yaptım bu kadar oldu işte :)
Akşamda Hugo adlı filme gittik. Yönetmen çok begendigim Martin Scorsese. . Film Paris'te 1930'lu yıllarda geçer. Tren istasyonunun içinde yaşayan 12 yaşındaki, Hugo adlı yetim bir çocugun başından geçenler..Üstelik 3D keyfiyle..
Ah bu arada unutmadan dün saçlarımı yeniden kestirdim. Biliyosunuz hiç sevememiştim :) kesmek degilde düzelttirdim desem iyi olucak ama baktımda uzamaya başlamış..
Ayrıca sabahın erken saatlerinde bir hastahane olayım ve beni inanılmaz mutlu eden bir sürpriz hediyem var. Resmen delirtti beni bu gelen sürprizim :) Üstelik ben dışardayken gelmiş görünce deli oldum :) önce biraz keyfini çıkarıp sonra anlatırım :)
Pazar gününe geldik bile. Hani neyi seviyorsanız, kimle beraber olmak istiyorsanız ve neler yapmak istiyorsanız onu yapacagınız bir pazar diliyorum..





