Ben artık tamam ara vermiyorum demicem, çünkü insanın elinde olmuyor bazı şeyler. Gerçekten hiç ara vermeden eskisi gibi paylaşım yapmak istiyorum ama olmayınca olmuyor işte.
Hiç evde olamıyorum, kardeşimdeyim genelde. Arkadaşlar, aile, yaptıklarım, yapacaklarım, hayallerim, isteklerim hep bir şeylerin peşinden koşuyorum. Dolayısıyla sizleri ziyaret etmeye bile fırsat bulamıyorum, halbuki çok seviyorum sizleri okumayı. Neyse böyle işte :)
Mesela neler yaptım, yeğenimin bir etkinliği için bir sürü kurabiye yaptık.
Sonra onları paketledik.
Mesela makremo ipinden sepet ördüm dün akşam bitirdim. İlk kez yaptığım için çok hoşuma gitti :)
Mesela yalnız ettiğim kahvaltılarım oldu.
Kalabalık ettiğim kahvaltılarımda...
Mesela çiçek almaya gittik, arka planda Yedikule Surları ve Bayrağımız.
Mesela Paskalya Yumurtaları ve Çöreği geldi, cıvıl cıvıl renkleriyle.
Ve okunan kitaplar, gidilen filmler, gezilen mekanlar. Hayat böyle işte her an renkli ve güzel.
Ve mutlaka okunması gereken blog dostlarım, kahvemi aldım ve okumaya geçicem artık.
Mutlu, neşeli, eğlenceli ve bol gülmeli bir hafta sonu olsun hepimize...
Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı
kahvaltı masası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kahvaltı masası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
26 Nisan 2014 Cumartesi
23 Aralık 2013 Pazartesi
Renkli Günler
Nerdeyse her güne bir ad vereceğim, güzel günler, renkli günler, sevgi dolu günler :) Allaha şükür günler güzel geçiyor.
Portakal'dan mumluğumu bilirsiniz geçen senede bir sürü yapmıştım, her portakalı yer kabuğunu mumluk yapar pencere önlerine koyarım. Dün akşam da bir tane Portakal yiyince hemen mumluk yaptım, görüntüsünü seviyorum.
Malum yeni yıl yaklaşıyor, kardeşimin ofiste çekiliş yapılmış ve hediye aldık abla sen süslermisin dedi. Elimden geldiğince bir şeyler yapmaya çalıştım. Keçeden minik Bannırlar ayrıca iki kalp yaptım ve kınnap ipi ile bağladım. Böyle bir paket oldu.
Bu arada geçen hafta iki sergiye gittik arkadaşımla. Biri Özbek Minyatür sanatçısı Jahongir Ashurov'un Eminönü'ündeki Minyatür Eserler adlı sergisi. Diğeride İş Bankasının Müzesi.
Minyatür Sanatı çok ilgimi çeker ve üzerine kitaplar okumuşumdur.
Ve elbette dün pazardı ve bizim kalabalık kahvaltımız çok neşeli geçti.
Kahvaltı sonrası içilen kahveler, nede olsa onsuz olmuyor :)
Bunun dışında işten çıktığımdan beri nerdeyse her gün dışardayım, sanki çalışıyor gibiyim :) gerçekten evi özlüyorum ve bu hafta bir kaç alışveriş ve doktor dışında evde olmayı istiyorum.
Sıcacık evlerimizde mutlulukla geçireceğimiz günler diliyorum hepimize...
Portakal'dan mumluğumu bilirsiniz geçen senede bir sürü yapmıştım, her portakalı yer kabuğunu mumluk yapar pencere önlerine koyarım. Dün akşam da bir tane Portakal yiyince hemen mumluk yaptım, görüntüsünü seviyorum.
Malum yeni yıl yaklaşıyor, kardeşimin ofiste çekiliş yapılmış ve hediye aldık abla sen süslermisin dedi. Elimden geldiğince bir şeyler yapmaya çalıştım. Keçeden minik Bannırlar ayrıca iki kalp yaptım ve kınnap ipi ile bağladım. Böyle bir paket oldu.
Bu arada geçen hafta iki sergiye gittik arkadaşımla. Biri Özbek Minyatür sanatçısı Jahongir Ashurov'un Eminönü'ündeki Minyatür Eserler adlı sergisi. Diğeride İş Bankasının Müzesi.
Minyatür Sanatı çok ilgimi çeker ve üzerine kitaplar okumuşumdur.
Ve elbette dün pazardı ve bizim kalabalık kahvaltımız çok neşeli geçti.
Kahvaltı sonrası içilen kahveler, nede olsa onsuz olmuyor :)
Bunun dışında işten çıktığımdan beri nerdeyse her gün dışardayım, sanki çalışıyor gibiyim :) gerçekten evi özlüyorum ve bu hafta bir kaç alışveriş ve doktor dışında evde olmayı istiyorum.
Sıcacık evlerimizde mutlulukla geçireceğimiz günler diliyorum hepimize...
30 Haziran 2013 Pazar
Uzun Zaman Sonra
Ne çok zaman geçmiş neden bu kadar ara vermişim bilmiyorum. Yaşadığımız olaylar, Ülkemizin içinde bulunduğu durum, hayat koşturması, isteksizlik, bitkinlik, iş yerinde çok yorulmam, sıcaklar, erkenden yatmak, kalabalık aile olmanın getirdiği yoğunluk ve sorunlar o kadar çok şey sayabilirimki ama hiç biri bahane olmaz.
Sizleri arada girip okuyordum ama yazmaya vaktim yoktu inanın. İnşallah gelmişimdir, dönmüşümdür :) bir sürü şey yaptık ama Cuma izin günümdü ve arkadaşlarım bana geldi kahvaltıya. Bu fotoğraflarla bir giriş yapıp ısınalım ve inşallah artık her gün burada olurum.
Mavi-Beyaz hazırlamak istedim masayı ve elimden geldiğince bir şeyler hazırladım. Gerçi konumuz Taksim olaylarıydı ama arada çok güldüğümüz konularıda paylaştık tabi :)
Kedi dili pastada yaptım fena olmadı ve Mavi vazgeçilmezim tabiki.
Bu arada kağıtta kekte yaptım göya Cupcake olucaktı ama yine beceremedim. Krem şantinin içine mavi gıda boyası karıştırıp süslemesini yaptım tadı çok güzeldi görüntü olmadı.
Ayrıca yastık diktim ve yakın zamanda paylaşıcam hoş oldu bence. Ve kitaplar ve filmler onlar devam ediyor tabiki.
Birazdan hepinizi dolaşıp neler oluyor okumak istiyorum. Gerçekten özlemişim hepinizi...
Barış, mutluluk ve sağlığımızın hep olduğu ve hep güldüğümüz, içimizi ısıtıp bizi mutlu eden haberler aldığımız bir hafta diliyorum hepinize...
27 Şubat 2013 Çarşamba
Kelebeğin Rüyası
Çok gitmek istediğim bir film değildi sadece Kıvanç'ı merak ediyordum açıkçası. Şimdi bizde şöyle olur, bir filme veya başka bir yere gidilecekse biri elebaşı olur grubu arar ve akşamdan haber verilir. Mesela yarın akşam şu filme gidiyoruz biletleri ayırtıyorum :) ortak karar verilmiştir ve gidilir.
Filmi sevdim mi? Sevdim. Görüntüleri sevdim, dönem filmi olmasını sevdim, mesela Mükellefiyet dönemi, ben insanların zorla maden ocaklarında çalıştırıldıklarını bilmiyordum. Yılmaz Erdoğan'ın bunu perdeye taşımasını çok anlamlı buldum. Mert Fırat çok iyi, Kıvanç kendini aşmış ve Belçim Bilgin'in o rolde olmaması gerektiğini düşündüm. Ama genel olarak sevdim.
Biliyorsunuz hafta sonlarıda çalışıyorum ama bu Pazar günü öğlen sonrası izinliydim. Uzun zamandır hafta sonları kahvaltılarına katılamadığım için bizimkiler beni beklemiş ve saat 1'de kahvaltı yaptık :) annem için biraz zor oldu ama napsın :)
Gerçekten özlemişim bizimkilerle kahvaltı etmeyi.
Hava çok güzeldi kahvelerimizi alıp bahçeye çıktık, minik eklerimiz yanımızda ve gazetelerimiz. Sakin huzurlu bir gündü.
Ve ailemize bir Kediş katıldı henüz ismi yok ama öyle ilginç ki devamlı uyuyor :) Miray'ın kedisi diyoruz şimdilik.
Ve Kahvem...
Günlerin sizi yormadığı, stressiz, sakin ama mutlaka içinde Sevgi olan bir hafta diliyorum...
Filmi sevdim mi? Sevdim. Görüntüleri sevdim, dönem filmi olmasını sevdim, mesela Mükellefiyet dönemi, ben insanların zorla maden ocaklarında çalıştırıldıklarını bilmiyordum. Yılmaz Erdoğan'ın bunu perdeye taşımasını çok anlamlı buldum. Mert Fırat çok iyi, Kıvanç kendini aşmış ve Belçim Bilgin'in o rolde olmaması gerektiğini düşündüm. Ama genel olarak sevdim.
Biliyorsunuz hafta sonlarıda çalışıyorum ama bu Pazar günü öğlen sonrası izinliydim. Uzun zamandır hafta sonları kahvaltılarına katılamadığım için bizimkiler beni beklemiş ve saat 1'de kahvaltı yaptık :) annem için biraz zor oldu ama napsın :)
Gerçekten özlemişim bizimkilerle kahvaltı etmeyi.
Hava çok güzeldi kahvelerimizi alıp bahçeye çıktık, minik eklerimiz yanımızda ve gazetelerimiz. Sakin huzurlu bir gündü.
Ve ailemize bir Kediş katıldı henüz ismi yok ama öyle ilginç ki devamlı uyuyor :) Miray'ın kedisi diyoruz şimdilik.
Ve Kahvem...
Günlerin sizi yormadığı, stressiz, sakin ama mutlaka içinde Sevgi olan bir hafta diliyorum...
Etiketler:
kahvaltı,
kahvaltı masası,
kahve,
kedi,
kelebeğin rüyası filmi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
















