İnanın uzun zaman düşündüm ne yazıcam diye. Sanırım insan yazmaya, yazmaya unutuyor, çok sinir bir şey :) halbuki bloga başlarken çok hevesliydim, nerdeyse her gün bir şeyler paylaşıyordum. Zaman geçtikçe uzaklaşıyor gibiyim ama sonuçta ne farkeder, yazmasamda burdayım ve sizleri okumayı seviyorum..
Uzun zamandır gitmediğim İkea'ya gittik bugün. İnanın o kalabalığı görünce korktum, sadece rustik alıcaktım, aldık ve çıktık. Bir İkea klasiği bu görüntü, kasada beklemek çok sıkıcı..
Rustik almamın sebebi budur, böyle bir yatak başı yapmayı planlıyorum. Şimdi uygun bir kumaş bulmam lazım.
Ve keçe aldım, kalpler, kuşlar yapıcam :) daha doğrusu yayıldım masaya ve yapmaya bu akşam başladım. Bakalım kendime özgü bir kuş yapabilecekmiyim..
Yeni bir kitaba başladım bu arada, Yılmaz Karakoyunlu'nun Yorgun Mayıs Kısrakları. Cumhuriyetin kuruluş yıllarından 1960'a kadar süren bir dönemi anlatıyor...
Unutmadan bu nefis ötesi minik tatlılar Ceviz Ağacı'ndan alındı. Çok seviyorum onların bu tatlılarını, bir yandan okurken bir yandan atıştırıyorum :)
Günlerin ne kadar hızlı geçtiğinden söz etmicem. Yeni bir haftaya başlarken, stresi, üzüntüleri bir kenara bırakıp öyle girelim bu haftaya. Çok keyifli geçsin, hepimiz için...




