Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

yapışkanlı kağıt etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yapışkanlı kağıt etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Mart 2012 Pazartesi

Sinema Günlüğü ve Şifonyer

İlginç bir başlık oldu, birbiriyle hiç uyuşmayan şeyler :) hafta sonumuz film ağırlıklıydı, John Carter ve Siyahlı Kadın filmlerini izledik.John Carter Fantastik-Bilim kurgu olduğu için benim ilk favorimdi. Üç film arasında kardeşimle anlaşmazlığa düştük. Onun gitmek istediği Aşkım Benim ( Bel Ami ) Robert Pattinson ve Uma Thurman başrolde olduğu. Neyse karar aldık yarın akşam ona gidilicek.


Ertesi gün akşamda Siyahlı Kadın'a gittik orda fotoğraf çekmek yasaktı :) açıkçası Harry Potter filmlerinin kahramanı Daniel Radcliffe hiç beğenmem, konusu yüzünden gittiğimiz bu filmi çok sevemedik. Boşa giden zaman oldu. Üstelik filmde iki üç kişi falan vardı. Kardeşimde senin yüzünden dedi durdu :)


Bir süredir daha önce boyadığım şifoneyeri değiştirmek istiyordum ama yeniden boyamak değil. Bende yapışkanlı kağıtla kaplamayı düşündüm ve uyguladım. Bütün çekmecelerini ve kulplarını çıkarıp, desenini beğenip aldığım yapışkanlı kağıtla kapladım. Sıkılırsam kolayca yeniden değiştirebilirim :)



Griye boyadığım için şifonyeri, seçtiğim deseninde grili olmasını istedim.



Sabahta bir arkadaşımla buluştuk, uzun uzun sohbet ettik ve çok iyi geldi bana. Birde hava öyle güzeldiki bugün, bahar geldi artık dedik :) öğleden sonra yaptığım motifleri kargoya götürdüm. Bittikçe rahatlıyorum gerçekten.


Eve bir geldim bir sürü misafir :) neyse şimdi bir kahve içerek postumu hazırlayabildim.

Yoğun ama yorucu olmayan, çok keyifli ve gülen bir çocuğun gözleri kadar mutlu bir hafta diliyorum hepimize..

17 Ocak 2012 Salı

Terapi

Yapmak istediklerim eğer kolaysa onları öne alıyorum, daha sonra her şey hazır olursa  zor gelenleri yapıyorum. Geçen senelerde konserve kutularını, yapışkanlı kağıtla kaplayarak kalemlik falan yapmıştım, kullanışlıda olmuştu. Bu sene yeniden hep aklımda olanı yapayım dedim. Yine konserve kutuları ve saksılarımı örgü ile değiştirdim.


Bazı şeyleri her gün kullanıyorsam gözüme hoş görünmesi lazım. Bunlardan renk renk yapıp arkadaşlara, yeğenlere de verdim...


Çok kolay gördüğünüz gibi, aslında desenli örmeyi bilsem daha hoş olabilirdi :)


Aralarda yaptığım şeyler, görüntüsü hoş hemde ıvır zıvırı toplaması bakımından iyi oluyor. Birde konserve kutularının dokularını çok severim atmayıp böyle değerlendiriyorum..


Daha öncede böyle yapmıştım konserve kutularını yapışkanlı kağıtla kapladıktan sonra, dördünü bir arada yapıştırıp çuval kumaşıyla süslemiştim..


Oyalanmak diyorum ben bunlara, yaptığım ve yapacağım işlerin arasında, özel sorunların arasında, akıp giden hayatın arasında küçük duraklamalar. Bir çeşit terapi gibi, ruhun dinlenmesi gibi..

4 Ekim 2011 Salı

Oyalanmak

Kötü bir diş ağrısı ve doktora gidiş gelişten sonra iyiyim Allaha şükür..( keşke her ağrı geçse )

Uzun zamandır yapmak istediğim kuru dal projesini hayata geçiriyorum sonunda, buldum çünkü. Gerçi daha önce yapmıştım, onu dilek ağacı olarak kullandık. Bunu dekoratif bir hale getirip, kullanmak istiyorum. Ah birde kutu kapladım. Bu d-c-fix denen yapışkanlı kağıtlarla daha öncede çalışmıştım, ya çok zor, şu ufacık kutuyu kaplamak bir saatimi aldı..

Bu  bir yerde bulup sürükleyerek eve getirdiğim :) dal parçası diyemiyorum, baya büyüktü çünkü.


Annem eve almadığı için :) üzerindeki bütün yaprakları sokakta temizledim, milletin şaşkın bakışları arasında :)


Bu yapraklarından temizlenmiş hali, bu şekilde ancak bahçeye götürebildim ve ilk boyayı denedim. Daha çok işi var, üzerindeki her şey temizlenicek önce, sonra form vericem, belki biraz daha küçültebilirim..


Bu da daha önce bulup, boyadığım ve dilek ağacına dönüştürdüğüm dalım :) beyaza boyayıp, beyaz kurdeleler hazırladım. Büyük bir cam vazonun içine, yine beyaza boyadığım taşları koydum..O gece herkes dileğini dileyip bağladı dallara, hoş oldu :)




Bu da kapladığım beni epey uğraştıran hediye kutum. Bunun daha kolay bir yolu olmalı, çok zor ya..





Nihayet bitmiş, gönderilmeye hazır hale getirilmiş, tarafımdan çok beğenilmiştir :) İnşallah alanda beğenir diyorum..



Hayatın akıp geçmesini izliyorum ama farkederek ve son günlerde nedense aklımda hep Lo la' nın sözleri..

Gece Kan Kusarken, Gündüz Yutuyor...anlatıyor bu kelimeler her şeyi...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...