Varlığımın sonsuza bakan yanını ilk defa onun yanında hissediyordum. Sonsuzluktan haber veriyordu, ölümlü olduğumu unutuyordum. Bundan daha fazla mutlu olamam dedim arkadan gelen günler içinde. O kadarki bundan daha fazla mutlu olamam, ölüm diyordum Rabbim, ne zaman istersen o zaman, ama şimdi değil ne olursun!
Yüzlerce yazarın, binlerce kitabını okudum. Beni hayaller alemine götüreni de oldu, gerçeğin acılığını yüzüme çarpanıda..Geçen sene sevdiğim biri, bu kitabı gönderdi. Nazan Bekiroğlu..İsimle ateş arasında..O kelimelerin sihrine kapılıp gittim...
..Aşkın kaldıramayacağı tek yükün, aklın çocuğu olan şüphe olduğunu çok iyi biliyordum. Ama kendini göremeyen göz gibi, aklın güvenilmez terazisine düşünce bir daha aşkın katıksız sevincine geri dönemedim..
..Beni sevgiliye kul eden en yanılmış yanıyla kul oluşumun, böyle dua ettim. Kelam kalbimin zarına değe değe ondan nefret edebilmek için dua ettim. Öfkeyle kalbimi onun aşkından daha fazla dolduracak bir şey istedim.
..Aşkın sadece yangını vardı, ismi yoktu. Ne dünü vardı ne yarını. Bütün hükümleri An üzerinden mühürleniyordu. Bütün birikimleri An gelip hükümsüz kılıyordu. Telafisi yoktu. Aşkın bedeli yoktu..
..Bir insanı geriye bıraktığı ismi yaşatırdı. Ben ölürken bile kendi ismimle ölemedim..
..Giderek hafifledi dünyanın içimde tuttuğu yer...
Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı
14 Eylül 2011 Çarşamba
12 Eylül 2011 Pazartesi
Bir Günün Hikayesi ( İkinci Kısım )
Geç kalktım bugün, kardeşim geldi iyi bir kahvaltı yaptık ve İkea'ya gittik hiç bişey almadan geri döndük :)
Eve geldiğimizde, tavanarasında bulduğum eski bir çerçeveyi, aşağı indirip nedense griye boyadım :) beyaz veya siyah olucaktı halbuki neyse oldukça büyük bir çerçeveymiş evde de nasıl desem krem rengi bir dantel-kumaş vardı onu çerçevenin içine gerip bir yatak başı yapmak istedim veya pano. Yaptımda :) kumaşı çerçevenin içine gererek yapıştırdım ayrıca yine bir kontrplak vardı onuda kumaş yapıştırarak pano yaptım.
Bu gri çerçeveli, dantelli olan, yatak başı olucak bir şekilde, o halinide paylaşıcam..
Buda kontrplak üzerine kumaş yapıştırarak yaptığım pano. Bunuda duvara astım amaç evde kalan kumaşları değerlendirmek bir anlamda :)
Buda panonun arka tarafı ama çok düzgün yapıştıramadım..
İşler biter akşam yemeğe gidilir. Son aylarda nerdeyse sadece deniz ürünleri yiyorum. Örneğin balık çorbasına bayılıyorum ama kızarmış balık yemiyorum, çiğ seviyorum :) Karides, kalamar, midye, yengeç bu tür şeyleri acaip tüketiyorum, bunda Karadeniz'li olmamın bir etkisi varmıdır acaba :)
Bu bir kase balık çorbası anında bitti, oburmuyum neyim :((
Midye'lerde öyle
Hele karides, günlerce yiyebilirim, hiç bıkmadan :)
Eve geldikten sonra film izledim. Favori yönetmenim Hintli M. Night Shyamalan filmi Sudaki Kız'ı tekrar izledim. Bilirsiniz nerdeyse bütün filmleri çok iyidir. 6.His, Ölümsüz, İşaretler, Köy ve sanırım son filmi de Son Hava Bükücü..ve şu an aklıma gelmeyen bir kaç filmi daha var. Köy adlı filmi beni biraz hayal kırıklığına uğratsada çok ama çok sevdiğim bir yönetmendir. Ayrıca Alfred Hitchcock gibi her filminde mutlaka görünür..
Bu bir günün tam hikayesi değil aslında, onu düşündümde ne çok şey yaşıyor ve yapıyoruz 24 saat içinde...
Eve geldiğimizde, tavanarasında bulduğum eski bir çerçeveyi, aşağı indirip nedense griye boyadım :) beyaz veya siyah olucaktı halbuki neyse oldukça büyük bir çerçeveymiş evde de nasıl desem krem rengi bir dantel-kumaş vardı onu çerçevenin içine gerip bir yatak başı yapmak istedim veya pano. Yaptımda :) kumaşı çerçevenin içine gererek yapıştırdım ayrıca yine bir kontrplak vardı onuda kumaş yapıştırarak pano yaptım.
Bu gri çerçeveli, dantelli olan, yatak başı olucak bir şekilde, o halinide paylaşıcam..
Buda kontrplak üzerine kumaş yapıştırarak yaptığım pano. Bunuda duvara astım amaç evde kalan kumaşları değerlendirmek bir anlamda :)
Buda panonun arka tarafı ama çok düzgün yapıştıramadım..
İşler biter akşam yemeğe gidilir. Son aylarda nerdeyse sadece deniz ürünleri yiyorum. Örneğin balık çorbasına bayılıyorum ama kızarmış balık yemiyorum, çiğ seviyorum :) Karides, kalamar, midye, yengeç bu tür şeyleri acaip tüketiyorum, bunda Karadeniz'li olmamın bir etkisi varmıdır acaba :)
Bu bir kase balık çorbası anında bitti, oburmuyum neyim :((
Midye'lerde öyle
Hele karides, günlerce yiyebilirim, hiç bıkmadan :)
Eve geldikten sonra film izledim. Favori yönetmenim Hintli M. Night Shyamalan filmi Sudaki Kız'ı tekrar izledim. Bilirsiniz nerdeyse bütün filmleri çok iyidir. 6.His, Ölümsüz, İşaretler, Köy ve sanırım son filmi de Son Hava Bükücü..ve şu an aklıma gelmeyen bir kaç filmi daha var. Köy adlı filmi beni biraz hayal kırıklığına uğratsada çok ama çok sevdiğim bir yönetmendir. Ayrıca Alfred Hitchcock gibi her filminde mutlaka görünür..
Bu bir günün tam hikayesi değil aslında, onu düşündümde ne çok şey yaşıyor ve yapıyoruz 24 saat içinde...
Etiketler:
balık,
balıkçı,
çerçeve,
dantel,
dantelli pano,
domates,
el yapımı,
farbe,
kalamar,
karides,
M.Night Shyamalan,
malarei,
painting,
painting frame,
pano,
spitze,
sudaki kız,
yatak başı
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






