Çok gitmek istediğim bir film değildi sadece Kıvanç'ı merak ediyordum açıkçası. Şimdi bizde şöyle olur, bir filme veya başka bir yere gidilecekse biri elebaşı olur grubu arar ve akşamdan haber verilir. Mesela yarın akşam şu filme gidiyoruz biletleri ayırtıyorum :) ortak karar verilmiştir ve gidilir.
Filmi sevdim mi? Sevdim. Görüntüleri sevdim, dönem filmi olmasını sevdim, mesela Mükellefiyet dönemi, ben insanların zorla maden ocaklarında çalıştırıldıklarını bilmiyordum. Yılmaz Erdoğan'ın bunu perdeye taşımasını çok anlamlı buldum. Mert Fırat çok iyi, Kıvanç kendini aşmış ve Belçim Bilgin'in o rolde olmaması gerektiğini düşündüm. Ama genel olarak sevdim.
Biliyorsunuz hafta sonlarıda çalışıyorum ama bu Pazar günü öğlen sonrası izinliydim. Uzun zamandır hafta sonları kahvaltılarına katılamadığım için bizimkiler beni beklemiş ve saat 1'de kahvaltı yaptık :) annem için biraz zor oldu ama napsın :)
Gerçekten özlemişim bizimkilerle kahvaltı etmeyi.
Hava çok güzeldi kahvelerimizi alıp bahçeye çıktık, minik eklerimiz yanımızda ve gazetelerimiz. Sakin huzurlu bir gündü.
Ve ailemize bir Kediş katıldı henüz ismi yok ama öyle ilginç ki devamlı uyuyor :) Miray'ın kedisi diyoruz şimdilik.
Ve Kahvem...
Günlerin sizi yormadığı, stressiz, sakin ama mutlaka içinde Sevgi olan bir hafta diliyorum...
Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı
27 Şubat 2013 Çarşamba
22 Şubat 2013 Cuma
Hayatın İçinden
Yanılmıyorsam haftada iki yazı giriyorum ve buna bile nasıl zaman bulduğuma şaşıyorum. Üşeniyorum bazen aman diyorum yarın yayınlarsın, yarın oluyor daha sonra diyorum :) ama geçiyor ışık hızıyla zaman. Bir bakıyorum Pazartesi, bir bakıyorum Cuma.
Sevgili Sade ve Derin mimlemişti, hangi şekilde kitap okursunuz diye. Her şekilde okurum ama evde koltuğumda, sessizlik içinde okumayı çok severim. Ayrıca plaj'da da okurum, otobüste de ama rahat edemem.
Mesela koltukta oturarak veya uzanarak.
Mesela masa da okumayı çok severim. Çok rahat ederim nedense :) yazarım, gazete dergi okurum. Ve ne olursa olsun Su mutlaka bulunur yanımda çok Su içerim.
Sonra bu koltuklarda okumayı çok dinlendirici buluyorum, genelde şekilden şekile girerim okurken asla sabit değilimdir :) böyle hanım-hanımcık oturduğuma bakmayın. Yeri gelir koltuktan iner yerde oturur öyle okurum :)
Garip Ruh halleri işte, kitap okurken bile kendini belli eder.
Sevgili Deep'e çok teşekkür ederim Mim için.
Geçenlerde bir telefon geldi, kardeşim iş çıkışı bir tanıdığımız var oraya gel orada olacağız dedi. Neyse akşam gittim, Allahım neler hazırlamış nasıl yorulmuş. Gerçi çok kalabalıktık ama başım döndü bu hazırlıktan, keşke bu kadar zahmet etmeseydin dedik.
Bu arada kardeşimle ilk kez Portakallı ve Ayvalı enginar yaptık. Tadı çok güzeldi ama piştikten sonraki halini fotoğraflamayı unuttum.
Ve yine ilk kez Siyah mat ve siyah parlak ojeyle French denemesi yaptırdık. Nette görmüştük bu renkleri çok hoş oldu.
Kahve olmadan olmaz...
Bütün sıkıntıları, dertleri, istemediğimiz ne varsa geride bırakıp Su gibi akıp giden harika bir hafta sonu geçirelim...
Sevgili Sade ve Derin mimlemişti, hangi şekilde kitap okursunuz diye. Her şekilde okurum ama evde koltuğumda, sessizlik içinde okumayı çok severim. Ayrıca plaj'da da okurum, otobüste de ama rahat edemem.
Mesela koltukta oturarak veya uzanarak.
Mesela masa da okumayı çok severim. Çok rahat ederim nedense :) yazarım, gazete dergi okurum. Ve ne olursa olsun Su mutlaka bulunur yanımda çok Su içerim.
Sonra bu koltuklarda okumayı çok dinlendirici buluyorum, genelde şekilden şekile girerim okurken asla sabit değilimdir :) böyle hanım-hanımcık oturduğuma bakmayın. Yeri gelir koltuktan iner yerde oturur öyle okurum :)
Garip Ruh halleri işte, kitap okurken bile kendini belli eder.
Sevgili Deep'e çok teşekkür ederim Mim için.
Geçenlerde bir telefon geldi, kardeşim iş çıkışı bir tanıdığımız var oraya gel orada olacağız dedi. Neyse akşam gittim, Allahım neler hazırlamış nasıl yorulmuş. Gerçi çok kalabalıktık ama başım döndü bu hazırlıktan, keşke bu kadar zahmet etmeseydin dedik.
Bu arada kardeşimle ilk kez Portakallı ve Ayvalı enginar yaptık. Tadı çok güzeldi ama piştikten sonraki halini fotoğraflamayı unuttum.
Ve yine ilk kez Siyah mat ve siyah parlak ojeyle French denemesi yaptırdık. Nette görmüştük bu renkleri çok hoş oldu.
Kahve olmadan olmaz...
Bütün sıkıntıları, dertleri, istemediğimiz ne varsa geride bırakıp Su gibi akıp giden harika bir hafta sonu geçirelim...
Etiketler:
kalabalık masa,
kitap okuma mimi,
mim,
siyah oje,
türk kahvesi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)











