Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

deniz feneri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
deniz feneri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Temmuz 2013 Cuma

Hayat Böyle

Ne yapayım hayat böyle işte yazıcam deyip yazamıyorum, ama yinede uzak kalmam imkansız blogtan. Hep diyorumya yazmasamda sizleri okumaya çalışıyorum çünkü seviyorum :)
Ramazan ayı geldi bugün 11. gün yanılmıyorsam, gayet güzel gidiyor huzur dolu her şey. Arada olan aksilikleri saymıyorum olur böyle şeyler diyorum.
Çalışıyorum, iftar açıyorum, sinemaya gitmeye çalışıyorum, kitap okuyorum ve daime hareket halindeyiz. Hiç boş zaman yok çok şaşırtıcı. Geçen akşam Kadırgalı'ya gittik iftar için, kuru fasulyesi harikadır inanın.

kadırgalı

Kitapçıya uğrayıp Klon adlı bir kitap aldım konusu çok ilgimi çekti. 17 yaşındaki kızının tecavüz edilip öldürüldüğünü öğrenen bir babanın ( kendisi doktor ve klonlama işinde uzman ) kızının katilini bulmak için verdiği akılalmaz çabayı anlatıyor.

klon

Aynı akşam sinemaya Maskeli Süvari'yi izlemeye gittik, Deep yine harikaydı çok eğlendik.


maskeli süvari

Bu çok beğendiğimiz çerçeve ve deniz fenerini aldık Miraya, yastıklarıyla çok uyumlu oldu :)


dekoratif eşya

Eh buda iftar sonrası pencere önü kahvem :)


akşam kahvesi

Hayatın koşturmacası içinde minicik kareler bunlar. Oysa madalyonun arka yüzü hem çok karışık hemde fazla yoğun. Ama Allaha şükrediyorum sağlığım yerinde, çevremde sevdiğim insanlar var, kendime ait özel alanlarım, hobilerim zevklerim var.
Benim için gülen yüzler çok önemli, bir insanın yüzü gülüyorsa, hayata asık yüzle karamsar bakmıyorsa çok mutlu oluyorum. O zaman yine yüzümüzün güldüğü günler dileyelim, hem kendimiz, hem herkes, hemde dünyamız için. Biraz geç belki ama Ramazan ayımız mübarek olsun...


23 Aralık 2011 Cuma

Buz Pateni

Bugün öyle soğuk bir günki anlatamam, İstanbul'da olanlar bilir. Ama ben ne yaptım, İlk kez geçen sene başladığım buz pistine gitmek için bu günü seçtim :) İlk kaymaya gittiğimizde, hayatta yapamam, düşerim diyordum. Evet düştüm hemde fena düştüm :) ama canım acımadı.

Buz pistimiz  Olimpik standartlarda, Ekim ayında, Grand Prix Buz Şampiyonasına da ev sahipliği yaptı.

İster hoca nezaretinde, isterseniz yalnız başınıza çalışabiliyosunuz. Bu geçen seneki bir kayma anımız, ilk piste çıkışım :)


Bugün kaymak için gittik aslında ama, hala hoca olmadan kayamadıgım için ve hocamız da bugün hasta olup gelemedigi için, kayanları izleyip çıktık.


Bu arada çocukların buz patenine heveslendirilmesi çok güzel, gittiğimizde çok sayıda küçük yaşta çocuk vardı ve sıralarını bekliyorlardı. Gerçekten çok keyifli. İnsan yaşamında bir kez bile olsa bu zevki tatmalı bence...


Sonra eve geldik nasıl ıslanmışım, nasıl üşümüşüm :) neyse dün kardeşimin hediye ettigi bu kupada bir kahve iyi geldi :)..


Deniz temalı her şey çok güzeldir bana göre, gerçi benim sevmedigim bişey yok ama, neyse :) bu deniz fenerlerini çok sevdigim birine aldım. Yeni Yıl'da vericem, umarım begenir..


Günler anlayamadıgım bir hızla ve acaip yogun bir şekilde su gibi akıp gidiyor. Bu bir yandan iyi bir yandan kötü tabi. Özledigim, hasretini çektigim, bulmuşken kaybettigim fırtınalı duygular, yerini sükunete bırakıyor ve sanırım alışıyorum bu sakinlige...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...