Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

hafta sonu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hafta sonu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Şubat 2012 Pazartesi

Hafta Sonu Günlüğüm

Cumartesi ve Pazar günleri klasiktir, ya bir yerlere gidilir veya evdeyizdir. Evdeydik bu hafta sonu, uzun zamandır beklediğimiz Askerimiz geldi :) misafirler, misafirler :) küçük hoşluklar hazırladık bizde.

Ablam ve kardeşim hamur işlerinden hiç anlamıyorlar, haliyle bu konulardaki saf halim ama ögrenme ve yapma merakımla bana kalıyor bu işler..

Askerimize, geldiğinde böyle bir sürpriz hazırladık, ağladık, güldük :) Cumartesi geldi..


Cupcake bloglarda görüyorum ve yapmak istiyorum ama beceremedim :) bende kağıtta kek yaptım napim :)

Geceye kadar sürdü şamata, kuzenler, yeğenler ve büyüklerle bol kahkahalı bir gün oldu :)


Pazar günü kalabalık bir kahvaltı sofrası, ellerin havada uçuştuğu :) gözlerin dolduğu, sonra yeniden gülmenin rahatlatıcı etkisi..


Ve ilk kez denediğim, saatlerimi alan kedidili pasta diyeyim :) adını bilmiyorum sanırım böyle :)


Bu iki gün boyunca evden hiç çıkmadım. Devamlı bir koşturmaca, gelenler gidenler. Yorucu ama güzel bir hafta sonu oldu. Birde isim-şehir bilirsiniz dimi? akşam kahkahalar içinde bu oyunu oynadık, ne kadar zevkliymiş yeniden hatırladık :) şimdi baktımda resmen yemek postu olmuş bu, eh bişeyler öğreniyorum sanırım :)

Bazen neşeli, bezen hüzünlüdür günler. Hayatımızdaki neşelerin daha ağır bastığı bir hafta olsun bu. An'ı yaşayarak ve farkında olarak geçsin günlerimiz...

30 Ocak 2012 Pazartesi

Hafta Sonu Hikayesi

Soğuk bir Cumartesi ne yapılır, doğru arkadaşa koşulur nolur şunları dikebilirmiyiz? denir. Kardeşim bu hafta yolculuğa çıkıcak ve bende hem ayakkabıları hemde çamaşırları için, torbalar dikmek istiyordum. Elde diktim aslında ama içime sinmedi, söktüm ve arkadaşa gittim orda becerebildigim kadar dikmeye çalıştım. Bir de güya aplike yaptım, hiç iyi olmadı :( neyse kardeşim beğendi ve eşyalarını içine koymaya başladı.


Evde olan bütün kumaşları kullandım, kimine eklemeler yaptım. Renklerini uydurmaya çalıştım.


Bu Runner'ı kardeşim çok uzun zaman önce işlemişti, ancak geçenlerde çıkardım, kenarlarının iplerini çektim ve tığ ile minik çiçekler yaptım. Çiçekte denemez ama neyse, baya ugraştırı, bir kaç gün sürdü :)


Yıllar önce aynısından bir tane daha işlemişti, hediye götürmüştü birine. Şimdi bakıyorumda, kardeşim işlemeyi biliyor ben anlamıyorum :)


Bu arada Cumartesi akşamı Tabu oynadık, sonrada sessiz film. Çok severim özellikle sessiz film oynamayı. Bizim takım iyiydi, arada mızıkanlar oldu ama :) gecede bir film izleyip sabaha karşı yattık..


Vazgeçilmezimiz Pazar kahvaltılarımız, keyifli ve bol sohbetli geçti.


Güzel, yeni bir haftaya başlamak için hazırız. Aşk, mutluluk, sağlık ve gülümsemeyle dolu bir hafta diliyorum..

23 Ocak 2012 Pazartesi

Hafta Sonu Günlüğü

Bu hafta sonu tüm güzellik dileklerime rağmen pek iyi geçmedi malesef. Bol koşuşturmacalı iki gün oldu. Cumartesi sabah saat 5'ten itibaren ayaktaydım, hastaneler, hasta ziyaretleri, üzülmeler, aglamalar, akla gelip hırpalayan anılarla doluydu..

Yinede sevdiklerimiz yanımızdaydı tabi. Araya kahkahalarda girdi, alışveriş merkezleride,  kardeşimle iki gün boyunca nerdeyse hiç arabadan inmeden oradan oraya savrulduk. Bugün yine karşı tarafa geçtik, yine Kadıköy bu sefer Koşuyolu. Çok sevdiğim amcam hastaydı, yengemde öyle ve çok sevdiğimiz bir yakınmızda. Ziyaretlerle geçti gitti bu iki gün. Kahvaltı bile etmedim desem yeridir, çayla geçiştirdim..

Hayat acaba yol hikayelerimidir diyorum bazen. Yol boyunca kardeşimle nerdeyse hiç konuşmadık, ikimizde öyle dalgındık ki...


Neden bu dünyada hastalıklar ve ölümler varki? neden acılar var? sebebini bilmeme rağmen bazen saçmalıyorum işte.

Hayatta sadece Aşk olsa ve aşk, hiç ayrılmamak ve aynı ilk günkü gibi sevmek olsa..



Ve hiç hastalık olmasa, çünkü bu iki günde sağlığın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anladım. Yeni bir gün başlıyor, hatta Pazartesi'ye girmişiz bile. o zaman bu haftamız sağlıklı ve sevgi dolu geçsin, hepimiz kendimize ve çevremizdekilere biraz daha özen gösterelim, hatta daha fazla sevelim...

20 Aralık 2011 Salı

Haftanın Özeti

Bütün bir hafta aslında bir koşuşturmacayla geçti. İstediğim hiç bir şeye zaman bulamadım :) yapmak istediklerim kaldı. Ama iyiydi yinede, arada tatsızlıklar oldu tabi. Geçen günlerde hastahane olayından bahsetmiştim. Sabah altı gibi gittik, öğlen ancak çıkabildik.  Aslında ne için gittiğimizden çok hastahaneyi anlatmak istiyorum size. Çocukluğumdan beri genelde oraya gideriz.

Gittiğimizde hava karanlıktı daha


Tarihi bir hastahane. Surp Pırgiç Ermeni Hastahanesi, köklü bir geçmişe sahip, çok iyi doktorların hizmet verdiği verdiği, içinde bir huzurevi'nide barından, kocaman, yeşillikler içinde bir bahçesi ve içinde kırmızı balıkların yüzdüğü iki süs havuzu olan bir hastahane..


Nerdeyse çocukluğumdan beri varlar bu kırmızı balıklar :)


Hafta içi kapalıçarşı'ya gitmemiz gerekti. Komik ama çorap almaya gittik :)


Bize çok uzak olmadığı için, en ufak bir ihtiyaçta oraya gidebiliyoruz. Zaten her gittiğimde yine yeniden büyüler beni..


Bir sürü çorap aldık ve eve döndük. Annem,  insan sadece çorap almak için Kapalıçarşı'ya gidermi? dedi Gidiliyor işte :) Günlük giymek için gerçekten çok iyi, Çorapların üzerinde çantamda görünüyor :)


Cumartesi akşamı kardeşim tutturdu canım lahmacun istiyor, hadi gidelim diye. Uzun zamandır yememiştik, annemide alıp gittik :) Çapa'da Altınkapı, nefis lahmacun yapıyorlar. Tabi ben lahmancundan başka her şeyi çekmişim..


Unkapanı'nında Vefa semtindeki Tarihi Boza'cıyı bilirsiniz. Dün akşamda oradaydık çok severim oranın Boza'sını, o kadar kalabalıktıki, içeri girmenin imkanı yok. Bizde arabada içtik..



Arabaya servis yapılması iyi oluyor. Karşısındaki kuruyemişçi'den leblebileri alıp içine attık, öyle seviyorum ben :)



Koskoca bir hafta sadece bunlarla geçmiyor tabi. Öyle şeyler oluyorki anlatılmayacak, üzüntüler, sevinçler, gidilen başka yerler, uzun kahvaltılar, hayat sürprizler ve güzel şeylerle dolu. Bazen yakalıyorum ve mutlu oluyorum..

5 Aralık 2011 Pazartesi

Hafta Sonu

Cumartesi hava çok güzeldi. Annem Florya'da bir yer var orayı çok sever, sabah kahvaltıdan sonra gittik ama ben yine tatlı görünce dayanamadım, biri bana tatlı konusunda dur desin :) yemek degil fakat tatlıyı çok yiyorum. Üstelik kalpliyse bayılıyorum :)


Hiç üşümedim hatta montumu çıkardım Güneş çok güzeldi..


Sonra aşağı inip uzun uzun yürüdük, annemede iyi geldi..


Pazar günü sabah ablam kaldırdı hadi misafirler var kahvaltıya dedi. Evde ne varsa hazırladık, yeğenlerim   acaip komiktirler güzeldi çok güldüm :) uzun süren bir kahvaltı oldu akşama kadar nerdeyse. Resimdekinden daha kalabalıktık onu söylimde :)



Sonra akşam bir hayal kırıklığı. Cemal Reşit Rey'deki Tango gösterisi için hazırlanırken iptal oldu. Çok üzüldüm. Bir haftadır o gösteriyi bekliyordum, neyse artık başka sefere dedim. Kendimi üzmenin manası yok..








                     





25 Kasım 2011 Cuma

Dinlenme

Günlerdir bir şey yazamıyorum yine, hiç canım istemiyor. Blogları okumak, yeni bir şeyler görmek, yeni insanlar, yeni dünyalar tanımak daha çok hoşuma gidiyor sanki..

Ben hiç yazı paylaşmasamda sizleri takip etsem olmazmı? :) Şu an dinlenmeye aldım kendimi, mesela hiç dışarı çıkmıyorum, kitap okumuyorum, ot gibiyim. Ah sadece deli gibi film izliyorum :)

Sabah bir arkadaşım geldi, hani biri hasta olurda ona çiçek falan götürürüz ya, arkadaşta bana kendi yaptığı bu kapı süsünü getirmiş :) Çok ilginç geldi, sizlerlede paylaşmak istedim.


Ben odamın duvarına astım şimdilik. Yumurtaların içlerini boşaltarak yapmış. Dallarda hani asma, üzüm dalları oluyorya onlardan sanırım. Beraberde yaparız sana ögretirim dedi :) Bakalım yaparız..

Bu arada çok mutlu, bol keyifli bir hafta sonu diliyorum. Ama sevdiğiniz insanlar olsun yanınızda ve her anın tadını çıkararak geçsin zamanınız...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...